Yaklaşık 1 aydır düşünüyorum, hayatımızda hep bir koştumacamız var, çoçukken oyuncakların peşinde hayal dünyasındayız ve yanımızda anne babamız var, hep bizimle ilgilenip üstümüze titreyen ninemiz dedemiz var, okurken okulun derdindeyiz, yeni birşeyler öğrenme, yeni arkadaşlıklar, yeni keşifler.... Sonra çalışma hayatı, yan gelip yatma devrinin bitip balık tutma devrinin başlaması, bu da farklı bir keşif kimi zaman zor bir yolculuk kimi zaman özellikle de maaşı alınca mutlu, başarılı olmanın, birşeyler ortaya koymanın verdiği gururla, heyecanlı, bitmeyecek() bir serüven...Hayatınıza biri giriyor, evlilik denen yeni bir maceraya atılıp yeni bir keşfe daha çıkıyorsunuz......
Bu koşturmaca bazen çok yorucu bazen sıkıcı, monoton bazen de çok eğlenceli olabiliyor. Peki bu hayatı biz yönetmiyormuyuz, ozaman bunu eğlenceli hale getirmek bizim elimizde değil mi? Evet, bizim elimizde, bir yolculuğa çıkıcaksınız, nereye mi, yalnızlığa. Kendinizi keşfedeceksiniz. Öncelik listeniz olacak ama bu belirlenen kalemler öyle şeyler olmalı ki sadece size bağlı değişmeli. Başkasına endeksli olan mutlulukları öncelik sırasına koyarsanız, mutsuz olma ihtimaliniz doğar. Hayatınızda önceliğiniz, eşiniz, kardeşiniz, sevgiliniz, çocuğunuz, anneniz, babanız, işiniz, arkadaşınız..... olmasın. Birgün hayatınızı onlarla paylaşamayabilirsiniz. Ama onlarla ortak paylaşımlarınızın size sunulan birer küçük hediye olduğunu düşünebilirsiniz...
Mutlu olmak kendini keşfetmekte.....