25 Kasım 2011 Cuma

Kıymet vermek

Bir arkadaşımın beniimle paylaştığı bu güzelyazıyı bende sizinle paylaşmak istedim.


Bir gün New-York'ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptan biri, Kızılderili'dir. Yolda yürürken Kızılderili,


onca insan gürültüsü, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardiğı gürültü ve korna sesleri arasından, kulağına cırcır böceği sesinin

geldiğini söyleyerek o böceği aramaya başlar. Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyulamayacağını, Kızılderiliye öyle

geldiğini söyleyip yollarına devam ederler. Ama içlerinden bir tanesi inanmasa da, Kızılderili'yi yanlız bırakmamak için onun ile böceği

aramaya devam eder..

Kızılderili, yolun karşı tarafina doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında bir cırcır böceği

bulurlar. Arkadaşı, Kızılderili'ye 'Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?' diye sorar. Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü

güçlere sahip olmaya lüzum olmadığını söyleyerek, arkadaşından kendisini takip etmesini ister. Kaldırıma çıkarlar, Kızılderili cebinden çıkardığı

bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, ceplerinden para düşürüp düşürmediklerini

kontrol eder.

Kızılderili, arkadaşına dönerek: 'Mühim olan, nelere kıymet verdiğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin.' der.

16 Kasım 2011 Çarşamba

Yorumlar

Aslında yazdığım yazıları yoruma açık bırakmayı tercih etmiştim. Son günlerde bloğumu kapatmayı bile düşündüm. Fakat en iyi çözümü şimdilik kayıtlı olmayan kullanıcıların yorum yapmasını engellemekle buldum.

14 Kasım 2011 Pazartesi

İstanbul Raylı Taşıma

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/30/Istanbul_Rapid_Transit_Map.png


14.11.11 Bu haftanın sözü

I don't know what the key to success is, but the key to failure is trying to please everyone.

(Başarının anahtarının ne olduğunu bilmiyorum fakat başarısızlığın anahtarı herkesi memnun etmeye çalışmak.)

Enjoy when you can, and endure when you must.


(Yapabildiğinizde tadını çıkarın ve zorunlu olduğunuzda tahammül edin.)

Projemiz

Firmamızın yapımını üstlendiği projerlerden birtanesi.

Göz atmak isteyenlere, aşağıdaki linkte proje ile ilgili çıkan imza kampanyası bulunmaktadır.

İmza kampanyasına katılıp katılmamak sizin elinizde.

http://istanbulsos.org/halic-metro-gecis-projesi-hakkinda/

4 Kasım 2011 Cuma

Reklam

Bir çocuk giyim markası fiyatlarının çok ucuz olduğunu belirtmek için kendine slogan yapmış. El kadar kazak başkalarında şu kadar bizde bu kadar gibi. Ama bir sloganı beni çok güldürdü... Bacak kadar pantolon... Pantolon zaten bacak kadar olur. Boyum kadar olmaz değil mi.. :)

1 Kasım 2011 Salı

31.10.11 Bu haftanın sözü

They may forget what you said, but they will never forget how you made them feel.


(Onlar ne söylediğini unutabilirler fakat onlara nasıl hissettirdiğini asla unutmayacaklar)

27 Ekim 2011 Perşembe

Ankara da hayat ?


Ankara da hava durumu en yüksek sıcaklık 15 derece gösteriyor, ama hissedilen kesinlikle 0 derece. Hava öyle soğuk ki güneşin olması bile ısıtmıyor içimi.

20 Ekim 2011 Perşembe

Olmasın...

Ölümler, ayrılıklar, acı olmasın Allah'ım. Evet herşey insanlar için biliyorum ama taşınmıyor..

19 Ekim 2011 Çarşamba

Sözün bittiği gün...

                                                                                                                                  
                                                                                                                                  
                                                                                                                                 

17 Ekim 2011 Pazartesi

17.10.11 Bu haftanın sözü

If you want to know your past, look into your present conditions. If you want to know your future, look into your present actions.

(Eğer geçmişini bilmek istiyorsan, şuanki durumuna bak, eğer geleceğini bilmek istiyorsan şuan ki hareketlerine bak.)

Büyük büyük abla

Haftasonu okula kursa gidiyorum. Okulun girişinde güvenlik görevlisi okul giriş kartlarına bakıyor.Ben kartımı gösterip tam geçecekken, önünde çantasında kartı arayan çocuğa dönüp "bak büyük büyük ablalar bile kartlarını unutmuyor" dedi. Bu büyük büyük abla ben oldum.
Büyük büyük abla nedir ya :(

4 Ekim 2011 Salı

Geleneksel 1. AK buluşması


Seneler sonra liseden arkadaşlarımızla 25.09.2011 tarihinde gerçekleştirdiğimiz pazar kahvaltısında çok keyifli bir buluşma gerçekleştirdik.
Bir sonraki buluşmayı fasıl olarak kararlaştırdık.

20 Eylül 2011 Salı

Yabanci dil

Yabancı dil öğrenmek için okadar çok çaba sarfediyoruz. Kurslara gidiyoruz, yurtdışında eğitim alıyoruz. Peki yabancı dili neden öğreniyoruz. Sözlü ve yazılı iletişim kurabilmek için mi? Evet. İletişim ne onu biliyor muyuz? Konuşarak veya yazarak kendini ifade etmek, birşeyler paylaşmak mı? Kendi dilimizde, çevremizdeki insanlarla doğru iletişim kurabiliyor muyuz? Bence önce bunu keşfetmek gerekir. Ama siz yinede yabancı dil öğrenin.


Aslında bir çoğumuzun konuşmaya kendini ifade etmeye cesareti yok. Kendimizi ifade etmemiz gereken noktada susmak asalet değildir.

Reklam

Cadde de mini bir araba reklamı ben çok beğendim, sizlerle paylaşmak istedim.

9 Eylül 2011 Cuma

Arda'dan Sonra

Hiç içimden geçenleri bu kadar net itiraf etmemiştim. İtiraf etmeliyim ki, Arda'dan sonra hemen çocuğum olsun istedim. uslu değil,oturayım etrafı seyredeyim demiyor hatta biraz mız mız, ama uyurken seyretmek, gülsün diye etrafında dönmek, zaman nasıl geçiyor anlamamak, bakmak gözünün içine değişik bir duygu. Anne olmak zor ama zaten benim de anne olmam için daha çok uzun seneler var önümde. Arda'dan sonra istiyorum.
Tamam anne sen bak diye sana vermeyeceğim korkma :)

7 Eylül 2011 Çarşamba

Görünmez ben

Bayram gelenek göreneklerimizi yaşattığımız, dargınlıkların unutulduğu, sevgilerin paylaşıldığı günler olmasının yanında artık bizler için tatil anlamı da taşıyor.
Bende bayramda hem ziyaret hem tatil yapanlardanım. Tatilde güneşin keyfini o kadar çok çıkartmışım ki fotograf karesinde biraz zor görünüyorum. :)

Arda Bebek

Arda Bebek bizim misafirmiz. Çok tatlı çok şirin, gülücükler saçıyor, biran önce iş bitsin eve gideyim, göreyim istiyorum. Onunla zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.
Arda bebek sabah ağlıyordu, annesi kalkmış, mamasını hazırlamış yedirmiş, onunla oynuyordu. Bende yatıyordum, kalkıp işe gitmek için hazırlanmam gerek ama uyku tatlı geliyordu.
Deniz'e (annesi) de dedim, ben sabahları alarmı erteleyip uykuya devam edebiliyorum ama Arda bebeğin tuşu yok erteleyemiyorsun, şansın yok 5 dk daha uyuyayım demek için.
Zor zanaat Anne olmak Arda bebek.

25 Ağustos 2011 Perşembe

Hasta Ruh

Yaşadığımız olaylar karşısında hani hiç anlam veremeyiz ve neden diye sorarız ve kendimizce haklı bir neden bulamayız.
Adam biri herşeye sahiptir ve boş yere huzursuzluk çıkarır, sürekli mutsuzluk yaratır, neden diye sorarsınız, cevap bulamazsınız. Adamın çok iyi bir işi vardır, kendi işimle uğraşayım, paramı kazanayım demez, etrafındakilere zarar vermek için uğraşır, neden diye sorarsınız, nedenini bulamazsınız. Adamın birine arkadaşım dersiniz herşeyinizi paylaşırsınız birgün sırtınızdan vurur, neden diye sorarsınız, cevap alamazsınız. Adamın biri hiç tanımadığı insanlar hakkında ileri geri konuşur, neden diye sorarsınız, cevap bulamazsınız. Adamın biri paran varken dostun olur hatta üstüne para vermek ister ama paran yokken kaybolur, nedenini anlayamazsınız....

İşte nedenini sorduğunuzda cevap bulamıyorsanız, işte adamın biri hasta ruhtur... Bu durumlarda uzman bir doktora gitmelerini önerebilirsiniz.

Yeni Moda Budur