Birşeye alışmak kötü mü? Aslında ben hayatım boyunca alışkanlık olayına hep karşı çıktım. Çünkü beynini sen yönetiyorsun. İstemezsen yemez içmez yapmazsın vazgeçersin diye düşünürdüm, belki de hiç alışkanlığım yoktu ve bu nedenle insanları anlamıyordum. Sonra benimde bir alışkanlığım oldu, öğrendim. Hatta alışkanlıktan vazgeçmek için zorunlu bir durumun olması gerektiğini de. İnsan sürekli sevdiği şeyleri yaparsa, o zamanla alışkanlığa dönüyor. Dolayısı ile vazgeçmesi için bir neden yok. Çünkü sevdiği istediği şeyi yapıyor.Sevmemek, istememek elinde değilse insanın, alışkanlık kötü birşey değil.
18 Ocak 2011 Salı
15 Ocak 2011 Cumartesi
Bahar'a Hitaben
Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum
Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar
Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var
Tabiki ben böyle oldugum için bahar
Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar
Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var
Tabiki ben böyle oldugum için bahar
14 Ocak 2011 Cuma
Suç ve Ceza
Bugün gazetede okuduğum haberde 97 yaşındaki kadının evine küpelerini almak için giriyor ve üstüne tecavüz ediyor, kim mi? 20 yaşındaki bir çocuk.
Nasıl bir toplum bu,
Neden işlenen suçlar cezasız kalıyor,
Eğer doğrulup sokağa bırakılmışsa küçükken savunmasızken, o da savunmasız birine saldırıyı görmüşse bu suçu işlemesi normal olur,
Suçlar cezasız kalıyorsa da suç işlemesi normal,
Dışarda yatacak yeri olmayıp hapiste yaşayım diyorsa da,
Sürekli af çıkıyorsa da suç işlemesi normal.
Bir canlıyı doğurup sokağa bırakan katil ve caniler cezalandırılmıyorsa da böyle kaç çocuk daha dünyaya gelir.
20 yaşındaki çocuk suçlu ama onu yetiştiren biri varsa yada doğuran kişi daha suçlu, asıl o anne baba cezalandırılmalı.
Sadece suç ve ceza ile değil mesele aslında ya neyse...
13 Ocak 2011 Perşembe
Boşlukta olmak
Dönem dönem hayatımızda kısa süreli boşluklar yaşanıyor. Boşlukta olmak insanlara neler mi yaptırıyor? Kişiden kişiye değişiyor.
Herşeye burnunu sokar, herşeye kafa yorar hale gelebiliyor insan. Önemsemediğiniz seyler önem taşıyor üstüne kafa patlatıp yorum yapıyorsunuz, belki de hiç olmayacak şeyler düşünüp onun üstüne öfkelenip, ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Hazır boşum kendimi geliştireyim diye düşünüp, kitap okuyup, kursa gidiyorsunuz, araştırma yapıyorsunuz, bilmedikleriniz öğrenmeye çalışıyorsunuz, sosyalleşiyor yada asosyal oluyorsunuz, kafanız meşgulken sürekli önünüzden geçen şeyleri görmezken, boşlukta herşeyi görür hale geliyorsunuz.
Boşlukta olmak kimi ne göre bir değişim gelişim süreci , kime göre vakit öldürme kimine göre ise depresyona giden bir yol.
Herşeye burnunu sokar, herşeye kafa yorar hale gelebiliyor insan. Önemsemediğiniz seyler önem taşıyor üstüne kafa patlatıp yorum yapıyorsunuz, belki de hiç olmayacak şeyler düşünüp onun üstüne öfkelenip, ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Hazır boşum kendimi geliştireyim diye düşünüp, kitap okuyup, kursa gidiyorsunuz, araştırma yapıyorsunuz, bilmedikleriniz öğrenmeye çalışıyorsunuz, sosyalleşiyor yada asosyal oluyorsunuz, kafanız meşgulken sürekli önünüzden geçen şeyleri görmezken, boşlukta herşeyi görür hale geliyorsunuz.
Boşlukta olmak kimi ne göre bir değişim gelişim süreci , kime göre vakit öldürme kimine göre ise depresyona giden bir yol.
8 Ocak 2011 Cumartesi
07.01.2011
Dün eski dostlar bir arayadaydık, Bilge Hasibe Dicle, ben. Eski dostlar diyorum çünkü tam 15 senelik bir geçmişimiz var.
İşten çıktık caddede buluştuk, güzel bir akşam yemeğinin yanında hiç eksilmeyen gülme seslerimiz. Çok hızlı yemek yedik, hemen gündem konularını konuştuk, çünkü biran önce kahvemizi içmek istiyorduk. Kahvemizi içtik tabiki sıra fal baktırmaktaydı. Baktırdık.
Fala inanmayın falsız kalmayın.
Kürşat beyin başlangıçta burcumu bilememesi beni hayal kırıklığına uğrattı. İsmimi, burcumu, yaşımı, mesleğimi ve çalıştığımı söyledim. Söylediği şeyler kafamda yapmayı planladığım şeylerdi, bu yüzden gerçekten beni etkiledi. Kursa gitmek istediğimi bilmesi şaşırtıcıydı. Aşk konusunda biraz uç noktada konuştu, gelecekte evlilik yok. Aslında kafamın hep bir tarafında yer alan birşeyi söylemiş oldu.
Geçenlerde Baharla görüşmüştük, bana bir bayanı anlatmıştı, hayırr onun gibi olmak istemiyorum.
Demek oluyor ki Aslıcığım, bir plan yapmıştık ya senle, gerçek olacak sanırım.
Yunanistan bekle bizi biz geliyoruz.
Herkesi de yeni lezzetlerimizi tadmaya bekleriz.
7 Ocak 2011 Cuma
Herkes gelinlik giymek ister
Kim isteyerek yalnızlığı seçer ki,
Peki insanların sizin yaşınız ilerledikçe size bakış açısı ne oluyor ;
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri yoksa, onu isteyen de yoksa evde kalmış muamelesi görür, neden hayatında biri yok, kimseyi beğenmiyormusun diye sorular başlar vs...
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, ne zaman evleneceksiniz, neyi bekliyorsunuz gibi sorular birde senaryolar oluyor seni oyalıyor, evlenecek kişi bu yaşa kadar çoktan adım atardı vs...
Bay 25 -30 arası ; hayatında biri yoksa, ya daha gençsin, zaten artık evlilik yaşı 30 - 35'e çıktı, şimdi gez eğlen gününü gün et yakışır sana gibi konuşmalar vs...
Bay 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, oğlum evlenipte ne yapacaksın, bak biz evlendik mutlumuyuz, okadar para harcayıp evleneceğime şimdi boğazda günümü gün ediyor olurdum, arkadaslarımla çıkıyorum dışarı burnumdan getiriyor, bekarlık gibisi varmı, kanımvalide faktörünü gözönünde tut :) vs...
Ya bu yaştaki insanların psikolojisini bu tavırlar nasıl etkiliyor;
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri yoksa, sokaktan geçen birini kolundan tutup evlenecek değilim ya, acaba ben nerde hata yaptım, yok artık görücü usulü ile evlenecek değilim herhalde, ben yalnız mutluyum, herseyi istediğim gibi yapıyorum ....
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, biz neyi bekliyoruz, yok ben daha evliliğe hazır değilim, ama birbirimizi seviyoruz iyi kötü bu zamana kazar hayatı paylaştık, acaba karşısına benden daha iyisi çıkar diye mi evlenme teklif etmiyor, yok ya hersey yolunda, aman giderse gitsin...
Bay 25 -30 arası ; hayatında biri yoksa, karşıma biri çıksa evlenirim neyi bekleyeceğim, gezip eğleniyorum evli olanları gördük, bu yaşta evlenilir mi? hergün fıstık yenirmi arada badem fındıkta yemeli insan, sanki herkes karşılık buluyor aşkına bulduk mu? Aşkı bulanlar kıymetini bilmiyor bizde bulamıyoruz işte... vs
Bay 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, evli arkadaşlarım mutsuz ne evleceğim ya, şimdi git tanış aile ile evlen zor iş, daha gencim zaten ben, daha askerliğim var, evlenme teklif edeyim beklesin beni, ya karşıma biri çıkarsa boşuna umutlandırmayım, böyle takılıyoruz işte devam vs...
(Bilemiyorum erkek kısmında hata yapmış olabilirim.)
Yazdıklarımda insanların kendi içindeki çelişkiyi ifade etmek istedim.
Baskı baskı baskı, bir rahat bırakın, okula başlıyor çocuk hadi koştur koştur sınava hazırlan, üniversiteyi kazan bitir hemen meslek sahibi ol, işe başla, evlen, çocuk yap.
İlla insanların hayatında böyle bir sıralama olacak diye bir kaide yok. Belli bir yaşa geldiğinde kararlarını kendi alsın doğru seçimler yapsın, hata yapmasın diye zaten eğitim veriyorsunuz, belli bir yaşa geldiğinde de neden seçimlerini sorguluyorsunuz, hala müdahale ediyorsunuz, nasıl sorumluluk alacak o genç, nasıl kararlı olacak.
Kim isteyerek yalnızlığı seçer. Sadece zaman içinde yaşadıkları, gördükleri, seçimleri, hataları onu yalnızlığa itebilir.
ve herkes gelinlik giymek ister...
Peki insanların sizin yaşınız ilerledikçe size bakış açısı ne oluyor ;
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri yoksa, onu isteyen de yoksa evde kalmış muamelesi görür, neden hayatında biri yok, kimseyi beğenmiyormusun diye sorular başlar vs...
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, ne zaman evleneceksiniz, neyi bekliyorsunuz gibi sorular birde senaryolar oluyor seni oyalıyor, evlenecek kişi bu yaşa kadar çoktan adım atardı vs...
Bay 25 -30 arası ; hayatında biri yoksa, ya daha gençsin, zaten artık evlilik yaşı 30 - 35'e çıktı, şimdi gez eğlen gününü gün et yakışır sana gibi konuşmalar vs...
Bay 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, oğlum evlenipte ne yapacaksın, bak biz evlendik mutlumuyuz, okadar para harcayıp evleneceğime şimdi boğazda günümü gün ediyor olurdum, arkadaslarımla çıkıyorum dışarı burnumdan getiriyor, bekarlık gibisi varmı, kanımvalide faktörünü gözönünde tut :) vs...
Ya bu yaştaki insanların psikolojisini bu tavırlar nasıl etkiliyor;
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri yoksa, sokaktan geçen birini kolundan tutup evlenecek değilim ya, acaba ben nerde hata yaptım, yok artık görücü usulü ile evlenecek değilim herhalde, ben yalnız mutluyum, herseyi istediğim gibi yapıyorum ....
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, biz neyi bekliyoruz, yok ben daha evliliğe hazır değilim, ama birbirimizi seviyoruz iyi kötü bu zamana kazar hayatı paylaştık, acaba karşısına benden daha iyisi çıkar diye mi evlenme teklif etmiyor, yok ya hersey yolunda, aman giderse gitsin...
Bay 25 -30 arası ; hayatında biri yoksa, karşıma biri çıksa evlenirim neyi bekleyeceğim, gezip eğleniyorum evli olanları gördük, bu yaşta evlenilir mi? hergün fıstık yenirmi arada badem fındıkta yemeli insan, sanki herkes karşılık buluyor aşkına bulduk mu? Aşkı bulanlar kıymetini bilmiyor bizde bulamıyoruz işte... vs
Bay 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, evli arkadaşlarım mutsuz ne evleceğim ya, şimdi git tanış aile ile evlen zor iş, daha gencim zaten ben, daha askerliğim var, evlenme teklif edeyim beklesin beni, ya karşıma biri çıkarsa boşuna umutlandırmayım, böyle takılıyoruz işte devam vs...
(Bilemiyorum erkek kısmında hata yapmış olabilirim.)
Yazdıklarımda insanların kendi içindeki çelişkiyi ifade etmek istedim.
Baskı baskı baskı, bir rahat bırakın, okula başlıyor çocuk hadi koştur koştur sınava hazırlan, üniversiteyi kazan bitir hemen meslek sahibi ol, işe başla, evlen, çocuk yap.
İlla insanların hayatında böyle bir sıralama olacak diye bir kaide yok. Belli bir yaşa geldiğinde kararlarını kendi alsın doğru seçimler yapsın, hata yapmasın diye zaten eğitim veriyorsunuz, belli bir yaşa geldiğinde de neden seçimlerini sorguluyorsunuz, hala müdahale ediyorsunuz, nasıl sorumluluk alacak o genç, nasıl kararlı olacak.
Kim isteyerek yalnızlığı seçer. Sadece zaman içinde yaşadıkları, gördükleri, seçimleri, hataları onu yalnızlığa itebilir.
ve herkes gelinlik giymek ister...
5 Ocak 2011 Çarşamba
Değişim
İnsan belli bir yaşa geldiğinde belki de hayatında bazı şeyler değişmeli...
Mesela hiç yemek yapmamışsa bir değişiklik yapıp, yemek yapmalı.
Mesela biraz yalnız kalmalı.
Saçını kısa kestirmeli.
Başka bir ülkeye eğitime gitmeli,
belki başka bir şehri de çalışmaya,
değişim gerekir,
bu değişimler insana bilgi de katar,
değişim yeni birşeyler öğretir bize,
hayatımıza yenilik katalım, değiştirelim birşeyleri,
yok
nasıl mutluysak öyle yapalım
değişiklik olmasa da olur,
ben değiştirmiyorum,
yaşım 28 oldu biliyorum, farkıdayım.
Değiştirmesekte birşeyleri kendi yaşamını kendisi idare ettirebilmeli.
Mesela hiç yemek yapmamışsa bir değişiklik yapıp, yemek yapmalı.
Mesela biraz yalnız kalmalı.
Saçını kısa kestirmeli.
Başka bir ülkeye eğitime gitmeli,
belki başka bir şehri de çalışmaya,
değişim gerekir,
bu değişimler insana bilgi de katar,
değişim yeni birşeyler öğretir bize,
hayatımıza yenilik katalım, değiştirelim birşeyleri,
yok
nasıl mutluysak öyle yapalım
değişiklik olmasa da olur,
ben değiştirmiyorum,
yaşım 28 oldu biliyorum, farkıdayım.
Değiştirmesekte birşeyleri kendi yaşamını kendisi idare ettirebilmeli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)