31 Temmuz 2011 Pazar

Geçen Hafta Kabusu

Geçen hafta trafik kazası atlattım, yetmedi türk kahvesi sevdamda cezve elimi kesti, yetmedi elime kaynarsu döküldü... Yanağımdaki şişlik ve keşfedilmesini beklediğim sağlık sorunlarımı bu haftada bırakıp yeni haftaya mutlu başlayacağım...

28 Şubat 2011 Pazartesi

Çanak Çömlek

Marmarayın ilerlemesinde çıkan Tarihi Eserler artık, Marmarayın önünü kesemeyecekmiş.
Çünkü yok çanak çıkmış yok çömlek çıkmiş, insanlardan daha mı önemliymiş...

Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur demiştir, Atatürk. Biz tarihimizi  biliyoruz da tarihten elimize geçen şeylerin kıymetini biliyormuyuz?

En son

En son gittiğim falcı, en son seyrettiğim film, en son yaptığım seyehat bana şunları öğretti.

Fala birkez daha inanmamam gerektiğini. :)

Hasta olduğunda acıyı tek başına yaşadığını.

Seni senden çok düşünen birilerinin olduğunu.

İnsanları tanımanın kolay olmadığını.

Arkadaşların hayatımızda önemli bir yeri olduğunu.

Evliliğin yeni bir başlangıç olduğunu.

10 Şubat 2011 Perşembe

Keçi

10.02 sabah kalktım üstümdeki halsizliği de piyamalarımla birlikte yatağa bıraktım ,işe geldim. Kabul etmiyorum seni, etmeyeceğim de.
Bu dolaşan  salgının adı keçi gribi imiş.
Burnum akıo, başım ağrıo, hapşuruyor, öksürüyorum, hatta bugün kusuyorum da. İlaç kullanıyorum, vitamin alıyorum, besleniyorum, halsizlik pik noktaya ulaştı, dayak yemiş boksör gibi yerde yatıp kalkamama durumuna düşmemek için direniyorum.
Çalışıyorum da bir yandan...Eve gidip sıcak bir duş alıp yatmam gerek biliyorum. Anne eli değmiş bir hasta çorbası içmem gerek. Fakat benim bugun dışarı da çıkmam gerek.

Keçinin inadı varsa benim de var...

4 Şubat 2011 Cuma

20'lik kabus

Hergün sabah olduğu gibi ogün sabahta işe geldim. Öğlene kadar çalıştım, öğleden sonra diş doktoru arkadaşımdan aldığım randevu doğrultusunda yola koyuldum.işe geri döneceğim için bilgisayarımı bile açık bırakmıştım. Yaklaşık 1 senedir şişiyordu ağrıyordu ama artık şişlik gitmiyor, ağrı zonklama olarak hayatımda yer alıyordu.
Ben neler yaşayacağımı bilmiyordum ama ablamın 20 lik dişini çektirdiğinde yanındaydım, yok sadece doktorun odasında bekliyordum, okadarda yanında değildim. İşlem bittiğinde odaya girmiştim ve yer tavan duvarlar heryer kandı. Ogün 20 lik dişin bir kabus olduğunu anladım.
Diş hekimi arkadaşım Esra filmimi çektirdi, aa süper çok iyi diye tepki verdi, ben artık onu kabullendim birlikte yaşayabiliriz durumu iyiyse dedim. Gülümsedi.
Sonra cerrah olan hocasının odasına gittik. Sen koltuğa otur biz geliyoruz dediler. Filme baktılar Fırat bey geldi yanımdaki sandalyeye oturdu.
Ona ben korkuyorum dedim. Süper iyi birşey bu dedi.
Doğum yapmayı düşünüyormusun diye sorduğunda, sanırım artık düşünmüyorum dedim.
Daha fazlamı korkmalımıydım? Zaten titriyordum.
Hipnoz olmuş gibiydim. Bunda doktorun yakışıklı karizmatik olmasının etkisi varmıydı bilemiyorum :)
İğneyi yapmıştı gözüm kapalıydı, Esra elimi tutuyordu ben sanırım bağırıyordum, hocam indirek mi yaptınız dediğinde gözümü açtım, iğneyi gördüm. aşağıdaki gibi yamuk yumuk çıktı ağzımdan.


Sonra yavaş yavaş dilimin dudağımın uyuşması ile konuşmamda değişiklikler oldu. Yapılan işlemler boyunca Esranın elini parçaladım sanırım doktorunda bacağını :) sabırla güleryüzlü birşekilde her işlemi anlatıp beni rahatlattı,şimdi bir acı hissetmemen gerek, şöyle bir ses duyacaksın,baskı hissedeceksin.... doktorun güleryüzlü olması ve konuşması çok önemliymiş. Çünkü yapılan her işlemi algılıyorsun sadece acı hissetmiyorsun.görebiliyorsun da istersen ama ben hep gözlerimi kapattım.
Bayağı yorulduk ter attık ve sonunda o kabus çıktı,bitti sanırıyordum ki birden dudağımda bir ip  hissettim ne oluyor diyordum içimden doktor duymuş olmalı korkma o yarayı dikiyorum dedi. sanırım bir on dikiş atmıştır. 
sonra hemen buz koyduk, biraz şişecek dediler, neyse ilaçlarımı yazdılar. Esra rapor da verdi bana, güldüm, Esra dişim alında beynim yerinde değil mi? Çalışırım ben rapora gerek yok dedim. Güldü. Gidersin işe ama ben yine de vereyim, dedi. Eve geldim. İyiydim ama zaman ilerledikçe ağrım artıyordu, kabus bitmemişti, gece boyunca devam etti.Yanağım kulağım başım heryerim ağrıyordu, ağrı kesiciden 1 tane daha içtim, Uyudum uyumak denirse... 
Ertesi günde işe gidemedim...









18 Ocak 2011 Salı

Alışkanlık

Birşeye alışmak kötü mü? Aslında ben hayatım boyunca alışkanlık olayına hep karşı çıktım. Çünkü beynini sen yönetiyorsun. İstemezsen yemez içmez yapmazsın vazgeçersin diye düşünürdüm, belki de hiç alışkanlığım yoktu ve bu nedenle insanları anlamıyordum. Sonra benimde bir alışkanlığım oldu, öğrendim. Hatta alışkanlıktan vazgeçmek için zorunlu bir durumun olması gerektiğini de. İnsan sürekli sevdiği şeyleri yaparsa, o zamanla alışkanlığa dönüyor. Dolayısı ile vazgeçmesi için bir neden yok. Çünkü sevdiği istediği şeyi yapıyor.Sevmemek, istememek elinde değilse insanın, alışkanlık kötü birşey değil. 


15 Ocak 2011 Cumartesi

Bahar'a Hitaben

Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum


Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar

Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var

Tabiki ben böyle oldugum için bahar




14 Ocak 2011 Cuma

Suç ve Ceza

Bugün gazetede okuduğum haberde 97 yaşındaki kadının evine küpelerini almak için giriyor ve üstüne tecavüz ediyor, kim mi? 20 yaşındaki bir çocuk.
Nasıl bir toplum bu,
Neden işlenen suçlar cezasız kalıyor,
Eğer doğrulup sokağa bırakılmışsa küçükken savunmasızken, o da savunmasız birine saldırıyı görmüşse bu suçu işlemesi normal olur,
Suçlar cezasız kalıyorsa da suç işlemesi normal,
Dışarda yatacak yeri olmayıp hapiste yaşayım diyorsa da,
Sürekli af çıkıyorsa da suç işlemesi normal.
Bir canlıyı doğurup sokağa bırakan katil ve caniler cezalandırılmıyorsa da böyle kaç çocuk daha dünyaya gelir.
20 yaşındaki çocuk suçlu ama onu yetiştiren biri varsa yada doğuran kişi daha suçlu, asıl o anne baba cezalandırılmalı.
Sadece suç ve ceza ile değil mesele aslında ya neyse...

13 Ocak 2011 Perşembe

Boşlukta olmak

Dönem dönem hayatımızda kısa süreli boşluklar yaşanıyor. Boşlukta olmak insanlara neler mi yaptırıyor? Kişiden kişiye değişiyor.
Herşeye burnunu sokar, herşeye kafa yorar hale gelebiliyor insan. Önemsemediğiniz seyler önem taşıyor üstüne kafa patlatıp yorum yapıyorsunuz, belki de hiç olmayacak şeyler düşünüp onun üstüne öfkelenip, ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Hazır boşum kendimi geliştireyim diye düşünüp, kitap okuyup, kursa gidiyorsunuz, araştırma yapıyorsunuz, bilmedikleriniz öğrenmeye çalışıyorsunuz, sosyalleşiyor yada asosyal oluyorsunuz, kafanız meşgulken sürekli önünüzden geçen şeyleri görmezken, boşlukta herşeyi görür hale geliyorsunuz.
Boşlukta olmak kimi ne göre bir değişim gelişim süreci , kime göre vakit öldürme kimine göre ise depresyona giden bir yol.






8 Ocak 2011 Cumartesi

07.01.2011

Dün eski dostlar bir arayadaydık, Bilge Hasibe Dicle, ben. Eski dostlar diyorum çünkü tam 15 senelik bir geçmişimiz var.
İşten çıktık caddede buluştuk, güzel bir akşam yemeğinin yanında hiç eksilmeyen gülme seslerimiz. Çok hızlı yemek yedik, hemen gündem konularını konuştuk, çünkü biran önce kahvemizi içmek istiyorduk. Kahvemizi içtik tabiki sıra fal baktırmaktaydı. Baktırdık.


Fala inanmayın falsız kalmayın.




Kürşat beyin başlangıçta burcumu bilememesi beni hayal kırıklığına uğrattı. İsmimi, burcumu, yaşımı, mesleğimi ve çalıştığımı söyledim. Söylediği şeyler kafamda yapmayı planladığım şeylerdi, bu yüzden gerçekten beni etkiledi. Kursa gitmek istediğimi bilmesi  şaşırtıcıydı. Aşk konusunda biraz uç noktada konuştu, gelecekte evlilik yok. Aslında kafamın hep bir tarafında yer alan birşeyi söylemiş oldu.
Geçenlerde Baharla görüşmüştük, bana bir bayanı anlatmıştı, hayırr onun gibi olmak istemiyorum.
Demek oluyor ki Aslıcığım, bir plan yapmıştık ya senle, gerçek olacak sanırım.


Yunanistan bekle bizi biz geliyoruz.


Herkesi de yeni lezzetlerimizi tadmaya bekleriz.




7 Ocak 2011 Cuma

Herkes gelinlik giymek ister

Kim isteyerek yalnızlığı seçer ki,

 Peki insanların sizin yaşınız ilerledikçe size bakış açısı ne oluyor ;

Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri yoksa, onu isteyen de yoksa evde kalmış muamelesi görür, neden hayatında biri yok, kimseyi beğenmiyormusun diye sorular başlar vs...
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, ne zaman evleneceksiniz, neyi bekliyorsunuz gibi sorular birde senaryolar oluyor seni oyalıyor, evlenecek kişi bu yaşa kadar çoktan adım atardı vs...
Bay 25 -30 arası ; hayatında biri yoksa, ya daha gençsin, zaten artık evlilik yaşı 30 - 35'e çıktı, şimdi gez eğlen gününü gün et yakışır sana gibi konuşmalar vs...
Bay 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, oğlum evlenipte ne yapacaksın, bak biz evlendik mutlumuyuz, okadar para harcayıp evleneceğime şimdi boğazda günümü gün ediyor olurdum, arkadaslarımla çıkıyorum dışarı burnumdan getiriyor, bekarlık gibisi varmı, kanımvalide faktörünü gözönünde tut :)   vs...

Ya bu yaştaki insanların psikolojisini bu tavırlar nasıl etkiliyor;

Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri yoksa, sokaktan geçen birini kolundan tutup evlenecek değilim ya, acaba ben nerde hata yaptım, yok artık görücü usulü ile evlenecek değilim herhalde, ben yalnız mutluyum, herseyi istediğim gibi yapıyorum ....
Bayan 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, biz neyi bekliyoruz, yok ben daha evliliğe hazır değilim, ama birbirimizi seviyoruz iyi kötü bu zamana kazar hayatı paylaştık, acaba karşısına benden daha iyisi çıkar diye mi evlenme teklif etmiyor, yok ya hersey yolunda, aman giderse gitsin...
Bay 25 -30 arası ; hayatında biri yoksa, karşıma biri çıksa evlenirim neyi bekleyeceğim, gezip eğleniyorum evli olanları gördük, bu yaşta evlenilir mi? hergün fıstık yenirmi arada badem fındıkta yemeli insan, sanki herkes karşılık buluyor aşkına  bulduk mu? Aşkı bulanlar kıymetini bilmiyor bizde bulamıyoruz işte... vs
Bay 25 - 30 arası ; hayatında biri varsa, evli arkadaşlarım mutsuz ne evleceğim ya, şimdi git tanış aile ile evlen zor iş, daha gencim zaten ben, daha askerliğim var, evlenme teklif edeyim beklesin beni, ya karşıma biri çıkarsa boşuna umutlandırmayım, böyle takılıyoruz işte devam vs...

(Bilemiyorum erkek kısmında hata yapmış olabilirim.)

Yazdıklarımda insanların kendi içindeki çelişkiyi ifade etmek istedim.

Baskı baskı baskı, bir rahat bırakın, okula başlıyor çocuk hadi koştur koştur sınava hazırlan, üniversiteyi kazan bitir hemen meslek sahibi ol, işe başla, evlen, çocuk yap.

İlla insanların hayatında böyle bir sıralama olacak diye bir kaide yok. Belli bir yaşa geldiğinde kararlarını kendi alsın doğru seçimler yapsın, hata yapmasın diye zaten eğitim veriyorsunuz, belli bir yaşa geldiğinde de neden seçimlerini sorguluyorsunuz, hala müdahale ediyorsunuz, nasıl sorumluluk alacak o genç, nasıl kararlı olacak.

Kim isteyerek yalnızlığı seçer. Sadece zaman içinde yaşadıkları, gördükleri, seçimleri, hataları onu yalnızlığa itebilir.

ve herkes gelinlik giymek ister...

5 Ocak 2011 Çarşamba

Değişim

İnsan belli bir yaşa geldiğinde belki de hayatında bazı şeyler değişmeli...

Mesela hiç yemek yapmamışsa bir değişiklik yapıp, yemek yapmalı.

Mesela biraz yalnız kalmalı.

Saçını kısa kestirmeli.

Başka bir ülkeye eğitime gitmeli,

belki başka bir şehri de çalışmaya,

değişim gerekir,

bu değişimler insana bilgi de katar,

değişim yeni birşeyler öğretir bize,

hayatımıza yenilik katalım, değiştirelim birşeyleri,

yok

nasıl mutluysak öyle yapalım

değişiklik olmasa da olur,

ben değiştirmiyorum,

yaşım 28 oldu biliyorum, farkıdayım.


Değiştirmesekte birşeyleri kendi yaşamını kendisi idare ettirebilmeli.

30 Aralık 2010 Perşembe

Müşteri Temsilcisi, Banko görevlisi

Müşteri temsilcileri yada banko görevlilerine birşeyler ezberlettiklerini düşünüyorum. Ne sorarsanız sorun bazen sürekli aynı cevabı veriyorlar...

Birde en tahammül edemediğim şeyi yapıyorlar.

Sorunu çözmek için yol üretip yardımcı olmak yerine AKIL VERİYORLAR...

Herkes işini yapsın ve çok akıllıysa zaten kendine faydası olurdu, bulunduğu mevkiiden aklının kendisine yetmediği ortada... Fazla söze gerek yok..

21 Aralık 2010 Salı

2011 Burç Yorumları

E tabi ki Balık ;



Sevgili Balık 2011 tüm isteklerinize kavuştuğunuz her anlamda hayattan istediğinizi alacağınız 2010 da dönemsel olarak yaşadığınız sıkıntıları yaşamadığınız bir yıl olacak. 2011 tam anlamıyla sizin yılınız. İş yaşamınızda meydana gelen gelişmeler, ev hayatınızı da düzene koyabilir. Yeni bir yere taşınmak, ailenizle ilgili konularda da yeni kararlar almak durumunda kalabilirsiniz. Araba almayı düşünen yâda mevcut arabalarını değiştirmeyi isteyen balıklar bu isteklerini gerçekleştirebilir. İş yükünüz özellikle bu yılın ortalarından itibaren artabilir ve yeni koşullar, tekliflerle karşılaşabilirsiniz. Çocuk sahibi balıklar için bu yıl çocuklarının okul hayatlarındaki başarılarından dolayı mutlu oldukları bir yıl olacak. Bazılarınız güçlü bir evlilik yapabilirsiniz. Kimileriniz ise, ilişkisiyle ilgili mücadeleler verebilir ve hayatınıza bir yön çizebilirsiniz. Bu yıl şansınız çok açık planlarınızı gerçekleştirebilme fırsatı bulacaksınız. Ayrıca bu yıl yurt dışı seyahatleri gerçekleştirebilir ve birçok seyahatten şanslı ve de kazançlı çıkabilirsiniz. Uzun süredir görmeyi istediğiniz, bir yere yolculuk yapabilirsiniz. Yılın ilk yarısı yeni yerler görmek, ilginç insanlarla tanışmak, bulunduğunuz ortamda güzellikleri yakalamak adına ilginç bir dönem sizi bekliyor olacak.


 Ağustos'tan itibaren organizasyonlar, sosyal hayat ve arkadaşlarla birliktelik gibi konularda güzel gelişmeler sizi bekliyor olabilir. Geleceğe dair kurduğunuz umutlarda güzel değişimler, gelişimler yaşanabilir. Bunları en güvendiğiniz dostlarınız ile birlikte paylaşabilir, onlara akıl verebilir ve nasihat alabilirsiniz.






2011 Balık Burcu İş Hayatı


İşinden memnun olmayan balıklar düzgün bir iş olmadan huzur bulmam kolay olmayacak diye düşünebilirsiniz, ancak bu yıl işle ilgili ne istiyorsanız yerine gelecek Bu yılın ilk dönemi olmasa da ikinci yarısı iş değişikliği yapmanız olası. Bu değişiklik mevcut işinizden çıkarılmanız şeklinde de gerçekleşebilir bu durum başta canınızı sıksa da hiç merak etmeyin daha iyi bir iş sizi bekliyor olacak.


Yoğun çalışmayı sevmeyen balıklara da bir müjde verelim bu yıl işleriniz yoğun olmasa da kazancınız iyi görünüyor.


İş ile ilgili Haziran- Temmuz dönemi önemli olacak. Fırsatlara açık olduğunuz bu dönemde daha dikkatli davranmanız gerekebilir. Anlaşmalar yapmak, ortaklıklara girişmek ya da sevdiğiniz kişi ile ortaklaşa bir işe adım atmak için uygun bir zaman dilimi.


Parasal konularda kazancınızı belli bir bütçe çerçevesi içinde düzenlemeniz, riskli alanlardan uzak durmanız yararlıdır.


Bu yıl bol kazançlı, yoğun ama size zevk veren bir tempoda ki iş yaşamı sizi bekliyor.






2011 Balık Burcu Aşk Hayatı


Süre giden bir ilişkisi olan Balıklar; bulunduğunuz durumdan oldukça mutlusunuz. İlişkinizde bazı inişli çıkışlı durumlar olmasına rağmen, nihai anlamda sizi rahatsız eden bir durum yok. 2011 de sosyal hayatınız çok fazla ön planda olacak. Özellikle uzun zamandır görüşmediğiniz eski dostlarınızla görüşeceksiniz hatta eski aşkların alevlenmesi bile gündeme gelebilir. Ancak karşı taraf buna istekli olsa da siz eski defterleri açmayacaksınız. Yılın ilk yarısı sizden yaşça büyük bir kişiden evlilik teklifi alabilirsiniz. Bazılarınız için kısa süreli aşklar da söz konusu olabilir. Bu flörtleri gözünüzde büyütmemeli ve olayları kendi akışına bırakmalısınız.


Temmuz ayından sonraki dönemde eski arkadaşlarla bir araya geldiğiniz bir arkadaş toplantısında karşılaşacağınız bir kişi ile duygusal bir birliktelik başlayabilir. Maddi durumu iyi olan varlıklı kişilerle tanışma olanakları yakalayabilirler. Evlilik planları yâda ortaklaşa girilen bir iş için en olumlu sonuç ve gelişmelerin yaşanabileceği dönemdesiniz.


Eğer gerçek aşk yaşanıyorsa tüm evlilik testleri olumlu sonuçlar verecektir. Bu insan sizin için doğru insan olabilir. Uzun soluklu ve sağlam bir ilişkinin temelleri atılabilir. Evet, sevgili balık bu yıl gerçek aşkı bulabilir güzel bir evlilik yapabilirsin.


Evli olan balıklar için ise hafta sonları kısa tatillerle ilişkilerini canlı tuttukları güzel bir yıl geçecek Evliliklerin de sorun yaşayan balıklar ilişkinizde yumuşak başlı ve uzlaşmacı olduğunuz bir yıl geliyor.Sorunlarınızı çözüme kavuşturduğunuz iki tarafında birbirini anlamaya çalıştığı huzurlu bir yıl olacak.






2011 Balık Burcu Sağlık


Sevgili balık özellikle romatizmal hastalıklar konusunda dikkatli olmalısın. Boyun tutulmaları gibi sıkıntılarınız olabilir.


Kış aylarında açılan iştahınıza karşı önlem almalısınız.Ağustos-Eylül arası mide sorunlarınız gündeme gelecektir. Katılacağınız davetlerde yeme ve içme konularına dikkat etmelisiniz. Özellikle sigarayı halen bırakamamış balıklar en azından biraz azaltmayı denemeliler. Beslenmenize dikkat ettiğiniz ve biraz da spor yaptığınız sürece bu yıl sağlık açısında sorunsuz bir yıl olacak diye biliriz.


http://www.2011burcyorumlari.com/























17 Aralık 2010 Cuma

2010 Yılının Sözü Annemden geldi

BİRŞEY YAPMAK İSTEYEN YOLUNU BULUR, İSTEMEYEN NEDENİNİ BULUR.

Yararlı Linkler

Sayfamın en alt kısmında bulunan yararlı linkler başlığı altına arkadaşlarımın imzalarını taşıyan eserlerin olduğu linkeri sizinle paylaşacağım...

Bugun yararlı linkler kısmına iki tane web adresi koydum.

http://www.projedizaynmerkezi.com/

www.insaatmalzemerehberi.com

Zeynep ve Murat

Size Zeynep ve Murat'ın hayatıyla alakalı birşeyler anlatmayacağım çünkü arkadaşım, en güzel günlerini, heyecanlarını, telaşlarını (aşağıdaki linkte) bizimle paylaşıyor.

http://www.zeynepvemurat.blogspot.com/

Memnuniyetsizlik

Herşeyden şikayet eden insanlarla karşılaşıyorum ve kendime soruyorum bende mi hep şikayet ediyorum. Yok sanmam.

Memnun olmadığımız çok şey var.

Karşımızdaki kişilere sorsanız, memnun olmadığın şeyler neler diye, memleket meselesi , iş meselesi binlerce şey sayar, ya memnun olduklarımız?

Peki biz neden memnuniyetsiziz. Ya daha kötüsünü görmediğimiz için yada ? Kıskanç olduğumuz için olabilir mi?

Ben Kazakistan'da çalışırken bir kazak çaycı gelip bana siz türkler çok garipsiniz demişti? Neden mi?
Çünkü bizim çalıştığımız yerde birimizi işten çıkartmak isteseler, hepimiz, tüm kazak çalışanlar bir oluruz. Siz de ise kıskançlık var, siz türkler birbirinizle uğraşıyorsunuz. Çok garip demişti.

Biz sahip olduklarımızla memnun olmayan, başkalarında olanlara bakıp neden bende yok diyenleriz. Kıskançlıkla zarar vermeye çalışan, karşımızdaki insanların herşeyiyle uğraşan, yaralarını deşen, sürekli ne yaptığını bilmeden karşısındakine laf sokmaya çalışan, kendimizi önemseyen, kendimizi hep başkalarından üstün gören, başkalarının zayıf yanlarını bulup ezenlerdeniz,

ve en sonunda çuvaldızı kendisine batıranlardanız.

Aslında en büyük tehlike cehalettir.

Cehalet ve kıskançlıkla yapılan bu davranışların sonunda çuvaldızı kendimize batırırız, başkasına değil.